verb

mince

kıymak, küçük parçalara ayırmak, kırıta kırıta yürümek

Mince the garlic before adding it to the pan.

Tavaya eklemeden önce sarımsağı kıyın.

Don't mince your words; tell me what you think.

Lafı ağzında geveleme; ne düşündüğünü söyle.

((bir şeyi)) kıymak, doğramak Mince the onions and garlic.

((sözünü)) esirgememek açıkça konuşmak He didn't mince his words.

Eş anlamlılar: chop (doğramak), dice (küp küp doğramak); Zıt anlamlılar: (söz için) speak frankly (açıkça konuşmak)

Eski Fransızca 'mincier' (küçültmek) kelimesinden, o da 'mince' (küçük) kelimesinden gelir.

'Mincemeat' (bir tür tatlı iç harç) yapmayı düşünün, her şeyi minik parçalara ayırmanız gerekir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.