noun

misconduct

görevi kötüye kullanma, suistimal, uygunsuz davranış

The officer was fired for serious misconduct.

Memur, ciddi suistimal nedeniyle işten atıldı.

He was accused of professional misconduct.

Mesleki görevi kötüye kullanmakla suçlandı.

((adjective)) misconduct (sıfat) suistimal He was dismissed for gross misconduct.

Synonyms: görevi kötüye kullanma, usulsüzlük, uygunsuzluk; Antonyms: iyi hal, erdem, görgü

'mis-' (kötü) öneki ve 'conduct' (davranış) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'kötü davranış'.

Bir orkestra şefinin (conductor) orkestrayı kötü yönettiğini hayal edin - bu 'mis-conduct'tır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.