verb

muddle

karıştırmak, şaşırtmak, içinden çıkılmaz hale getirmek

The new rules have muddled everyone.

Yeni kurallar herkesin kafasını karıştırdı.

Don't muddle these two separate issues.

Bu iki ayrı konuyu birbirine karıştırmayın.

((bir şeyi)) karıştırmak Don't muddle these two separate issues.

((birini)) şaşırtmak The new rules have muddled everyone.

Eş anlamlılar: confuse, jumble, mess up; Zıt anlamlılar: clarify, organize

Muhtemelen 'mud' (çamur) ile ilgilidir, çamurlu su gibi işleri bulandırma ve karıştırma eylemini düşündürür.

Düşüncelerinizin berrak bir su gibi olduğunu ve birinin içine 'çamur' (mud) atarak bir 'karışıklık' (muddle) yarattığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.