noun

murmuring

mırıltı, fısıltı, uğultu

I heard a low murmuring from the next room.

Yan odadan alçak sesli bir mırıltı duydum.

The murmuring of the stream was very peaceful.

Derenin mırıltısı çok huzurluydu.

bir mırıltı alçak, belirsiz bir ses Kalabalıkta bir mırıltı duydum.

((bir şeyin)) mırıltısı (bir şeyin) çıkardığı alçak ses Arıların mırıltısı rahatlatıcıydı.

Eş anlamlılar: fısıltı, homurtu, uğultu; Zıt anlamlılar: çığlık, bağırtı

Latince 'murmurare' (mırıldanmak) kelimesinden gelir. Ses taklidi bir kelimedir, tanımladığı sesi taklit eder.

Türkçe'deki 'mır mır' sesini veya 'mırıldanmak' fiilini düşünün. Kelimenin sesi, anlamını çağrıştırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.