noun

muscle

kas, güç, nüfuz

He pulled a muscle in his leg.

Bacağındaki bir kası incitti.

The company has a lot of financial muscle.

Şirketin çok fazla finansal gücü var.

((bir/o)) [vücut bölümü]'ndeki kas (birinin) [vücut bölümü]'ndeki kas Bacağındaki bir kası incitti.

(bir şeyi) yapacak güce sahip olmak (bir şeyi) yapacak güce/nüfuza sahip olmak Şirketin piyasayı kontrol edecek gücü var.

Eş anlamlılar: adale, güç, kuvvet

Latince 'musculus' (küçük fare) kelimesinden gelir, çünkü bazı kasların hareketi derinin altında hareket eden bir fareye benzetilmiştir.

Derinizin altında kasılan 'küçük bir fare' ('musculus') hayal ederek 'muscle' kelimesini hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.