adjective

nasty

pis, kötü, iğrenç, aksi

There's a nasty smell in this room.

Bu odada pis bir koku var.

Don't be so nasty to your little sister.

Küçük kız kardeşine bu kadar kötü davranma.

He had a nasty cut on his arm.

Kolunda kötü bir kesik vardı.

((nasty)) + isim çok kötü veya nahoş Bu oynamak için pis bir hileydi.

((birine)) ((nasty)) olmak (birine) kaba davranmak Neden bana bu kadar kötü davranıyorsun?

Eş anlamlılar: unpleasant (nahoş), mean (kötü), foul (pis), disgusting (iğrenç); Zıt anlamlılar: pleasant (hoş), kind (nazik), nice (iyi)

Kökeni belirsizdir, ancak kuş yuvası gibi kirli anlamına gelen Hollandaca 'nestig' kelimesinden gelebilir.

'Nasty nest' (pis yuva) - kirli, nahoş bir yer düşünün. Bu, kelimenin 'pis' veya 'nahoş' olan temel anlamını hatırlamanıza yardımcı olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.