adjective

naughty

yaramaz, haylaz, müstehcen

The naughty child broke the vase.

Yaramaz çocuk vazoyu kırdı.

He told a naughty joke at the party.

Partide müstehcen bir fıkra anlattı.

((a naughty noun)) yaramaz bir (isim) O yaramaz bir çocuk.

((sb. is naughty)) (biri) yaramazlık yapıyor Köpek yavrusu yaramazlık yapıyordu.

Eş anlamlılar: misbehaving, mischievous; Zıt anlamlılar: well-behaved, good

Eski İngilizce 'nawiht' (hiçbir şey) kelimesinden gelir. 'Naughty' başlangıçta 'değersiz', sonra 'kötü' anlamına geliyordu ve 'yaramaz' olarak yumuşadı.

'Knotty' (düğümlü, çetrefilli) gibi ses çıkarır. 'Knotty' bir sorun zordur ve 'naughty' bir çocuk da zor olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.