verb

obstruct

engellemek, tıkamak, köstek olmak

A fallen tree obstructed the road.

Devrilen bir ağaç yolu tıkadı.

He was charged with obstructing justice.

Adaleti engellemekle suçlandı.

((sth.)) (bir şeyi) engellemek Protestocular trafiği engellemeye çalıştı.

Eş anlamlılar: block (engellemek), hinder (köstek olmak); Zıt anlamlılar: clear (açmak), facilitate (kolaylaştırmak)

Latince 'obstruere' (tıkamak) kelimesinden gelir, 'ob-' (karşı) + 'struere' (inşa etmek).

Bir yolu tıkamak için ona 'karşı' ('ob-') bir 'yapı' ('-struct-') 'inşa etmeyi' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.