noun

ordeal

çile, zorlu sınav, meşakkat

The long hike in the storm was an ordeal.

Fırtınadaki uzun yürüyüş bir çileydi.

He described his ordeal as a hostage.

Rehin olarak yaşadığı çileyi anlattı.

((an ordeal)) çok nahoş ve acı verici veya zor bir deneyim. The interview was an ordeal.

((the ordeal of -ing)) bir şeyi yapmanın çilesi. She went through the ordeal of a long recovery.

Synonyms: trial, tribulation, hardship, suffering

Eski İngilizce'de 'yargı, karar' anlamına gelen 'ordāl' kelimesinden gelir, özellikle ateş veya su ile yapılan bir ilahi yargılamayı ifade eder. Şimdi herhangi bir zorlu sınav anlamına gelir.

'Or deal' (ya da anlaşma) gibi ses çıkarır. Çok zor bir 'anlaşma' yapmanız gereken veya korkunç bir sonuçla yüzleşmeniz gereken bir durumu hayal edin. Bu bir 'or-deal'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.