noun

outcry

feryat, protesto, itiraz

There was a public outcry over the new tax.

Yeni vergi yüzünden halk arasında bir protesto vardı.

The decision caused an outcry from environmental groups.

Karar, çevre gruplarından bir protestoya neden oldu.

an outcry over ((sth.)) (bir şey) üzerine bir protesto Yeni vergi yüzünden halk arasında bir protesto vardı.

an outcry from ((sb.)) (birinden) gelen bir protesto Karar, çevre gruplarından bir protestoya neden oldu.

Eş anlamlılar: protest, uproar, clamor

'out' (dışarı) + 'cry' (ağlamak, bağırmak) kelimelerinden gelir. Yüksek sesli bir ağlama veya bağırma, özellikle birçok insandan gelen bir protesto.

Protesto için 'dışarı bağıran' bir kalabalık hayal edin. Ses, iktidardakilere yönelik olarak dışarıya yöneliktir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.