noun

outrage

öfke, hiddet, rezalet

The decision caused public outrage.

Karar halkın öfkesine neden oldu.

He expressed his outrage at the injustice.

Adaletsizliğe karşı öfkesini dile getirdi.

((sth.)) karşı öfke outrage at/over the decision

Eş anlamlılar: indignation, fury, anger; Zıt anlamlılar: delight, pleasure

Eski Fransızca 'aşırılık' anlamına gelen 'outrage' kelimesinden, 'outre' (ötesinde) kelimesinden türemiştir. Kabul edilebilir sınırların ötesine geçen bir eylem.

Aşırı öfke nedeniyle normal duygu 'aralığınızın' (range) 'dışında' (out) olduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.