outright
Çeviri
tamamen, açıkça, derhal, kesin olarak
Örnekler
He rejected the offer outright.
Teklifi derhal reddetti.
She told him outright what she thought.
Ne düşündüğünü ona açıkça söyledi.
It was an outright lie.
Bu düpedüz bir yalandı.
Dilbilgisi Kalıpları
((verb)) outright bir şeyi tamamen veya derhal yapmak He won the competition outright.
an outright ((noun)) tam ve kesin (sıfat olarak kullanılır) It was an outright rejection of our proposal.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: completely (tamamen), totally (tümüyle), frankly (açıkça), bluntly (dobra dobra)
Etimoloji
'out' (dışarı) ve 'right' (doğru) kelimelerinden, bir şeyin çekinmeden 'dosdoğru' veya tamamen yapıldığını belirtir.
Hafıza İpuçları
Bir şeyin hiç tereddüt etmeden veya gizlemeden 'dosdoğru' ortaya çıktığını düşünün.