verb

outweigh

daha ağır basmak, daha önemli olmak, -den üstün gelmek

The benefits of the plan outweigh the risks.

Planın faydaları risklerinden daha ağır basıyor.

The good memories outweigh the bad ones.

İyi anılar kötü olanlardan daha ağır basar.

((bir şey)) outweigh ((bir şey)) bir şeyin başka bir şeyden daha ağır basması The benefits outweigh the risks.

Eş anlamlılar: surpass, exceed, override

'out-' (aşmak, geçmek) + 'weigh' (tartmak, ağırlığında olmak) kelimelerinden gelir.

Bir terazinin bir kefesinin diğerinden daha ağır geldiğini ve onu geçtiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.