adjective

paralyzing

felç edici, hareketsiz bırakan

The paralyzing fear kept him from moving.

Felç edici korku hareket etmesini engelledi.

The snowstorm had a paralyzing effect on the city.

Kar fırtınasının şehir üzerinde felç edici bir etkisi oldu.

((isim)) bir isimden önce sıfat olarak The paralyzing fear kept him from moving.

Eş anlamlılar: felç edici, sakatlayıcı, uyuşturucu; Zıt anlamlılar: güçlendirici, olanak sağlayıcı

Yunanca 'paralysis' (sinirlerin işlevini yitirmesi) kelimesinden gelir, 'para-' (yanında) + 'lysis' (çözülme).

O kadar korktuğunuzu hayal edin ki bir heykel gibi donup kalıyorsunuz - işte bu felç edici bir korkudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.