verb

pardon

affetmek, bağışlamak

Pardon me for interrupting.

Böldüğüm için affedin.

The governor pardoned the prisoner.

Vali mahkumu affetti.

Pardon? I didn't hear you.

Pardon? Sizi duyamadım.

((sb.)) for ((sth./-ing)) birini bir şey için affetmek Geç kaldığım için beni affedin.

((sb.)) birini (resmen) affetmek Kral hırsızı affetti.

Eş anlamlılar: forgive, excuse, absolve

Geç Latince `perdonare` kelimesinden, `per-` ('tamamen') + `donare` ('vermek').

Birine affı 'tamamen vermek' olarak düşünün. 'Forgive' kelimesinden daha güçlü bir ifadedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.