adjective

ascetic

çileci, münzevi

He lived a very ascetic life.

Çok çileci bir hayat yaşadı.

The monk followed an ascetic lifestyle.

Keşiş, münzevi bir yaşam tarzı sürdürdü.

ascetic bir ((isim)) çileci bir (isim) Çok çileci bir hayat yaşadı.

Eş anlamlılar: austere, self-denying, abstinent; Zıt anlamlılar: hedonistic, luxurious

Yunanca 'askētikos' kelimesinden, 'askein' (egzersiz yapmak, eğitmek) fiilinden türemiştir. Başlangıçta atletik antrenmanı ifade ediyordu.

Antrenman için zevkten feragat etmesini vücudundan 'isteyen' (ask) bir sporcu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.