Verb

müssen

zorunda olmak, -meli/-malı, gerekmek

Ich muss jetzt gehen.

Şimdi gitmeliyim.

Wir müssen morgen früh aufstehen.

Yarın erken kalkmalıyız.

Das muss ein Fehler sein.

Bu bir hata olmalı.

((bir şeyi)) yapmak zorunda olmak (zorunluluk) Gitmem lazım.

((bir şey)) olmalı (tahmin) Bu doğru olmalı.

((bir şeyi)) yapmak zorunda olmamak (gereksizlik) Bunu yapmak zorunda değilsin.

Eş anlamlı: -meli; Zıt anlamlı: -ebilmek

Eski Yüksek Almanca 'muozan' kelimesinden gelir.

Dikkat: 'nicht müssen' 'yapmak zorunda değil' demektir. Yasaklama için 'nicht dürfen' kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.