Nomen

die Richtlinie

yönetmelik, talimat, ilke

Wir müssen die neuen Richtlinien befolgen.

Yeni yönetmeliklere uymak zorundayız.

Die Firma hat strenge Richtlinien.

Şirketin katı yönetmelikleri var.

((bir şeye)) uymak/riayet etmek Yönetmeliklere uymak gerekir. Man muss die Richtlinien einhalten.

((bir şeyi)) belirlemek/yayınlamak Hükümet yeni yönetmelikler yayınlıyor. Die Regierung erlässt neue Richtlinien.

Eş anlamlılar: kural, yönetmelik, talimat

'Richtung' (yön) ve 'Linie' (çizgi) kelimelerinden. Yön veren bir çizgi.

Doğru 'yönü' (Richtung) gösteren bir 'çizgi' (Linie) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.