Verb

ab|rufen

çağırmak, almak (bilgi), getirmek

Ich kann meine E-Mails nicht abrufen.

E-postalarımı alamıyorum.

Der Sportler muss seine beste Leistung abrufen.

Sporcunun en iyi performansını sergilemesi gerekiyor.

((et4)) abrufen ((bir şeyi)) çağırmak/almak Verileri çağırıyor.

holen (almak), herunterladen (indirmek), abfragen (sorgulamak)

'ab-' (bir yerden) ve 'rufen' (çağırmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'bir yerden çağırmak', örneğin bir sunucudan veri çağırmak gibi.

Bilgisayar veya hafızanız gibi bir kaynaktan ('ab-') veriyi 'çağırdığınızı' ('rufen') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.