angebracht
Çeviri
uygun, yerinde, münasip
Örnekler
Das war eine angebrachte Frage.
Bu uygun bir soruydu.
Sein Verhalten war nicht angebracht.
Onun davranışı uygun değildi.
Er fand nicht die angebrachten Worte.
Uygun kelimeleri bulamadı.
Dilbilgisi Kalıpları
((prädikativ)) yüklem olarak kullanılır: ... uygundur Davranışı uygun değildi.
((attributiv)) sıfat olarak kullanılır: uygun bir ... Bu, uygun bir tepkidir.
Benzer Kelimeler
passend (uyan), geeignet (elverişli), angemessen (münasip); Zıt anlamlılar: unangebracht
Etimoloji
'anbringen' (takmak, getirmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Bir duruma 'getirilmiş' veya 'takılmış' olan şey, yani 'uygun'.
Hafıza İpuçları
Bir duruma tam 'oturtulmuş', 'takılmış' bir yorum düşünün, bu yüzden 'uygun'dur.