auf|setzen
Çeviri
takmak (şapka, gözlük), hazırlamak (belge), ocağa koymak, iniş yapmak
Örnekler
Er setzt seine Brille auf.
Gözlüğünü takıyor.
Wir müssen einen Vertrag aufsetzen.
Bir sözleşme hazırlamamız gerekiyor.
Sie setzt Wasser für den Tee auf.
Çay için su koyuyor.
Das Flugzeug hat sicher aufgesetzt.
Uçak güvenli bir şekilde indi.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) aufsetzen (bir şeyi) takmak/giymek Bir şapka takıyor.
((et4)) aufsetzen (bir şeyi) hazırlamak/yazmak Avukatın bir mektup hazırlaması gerekiyor.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'auf' (üzerine) ve 'setzen' (koymak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'üzerine koymak'tır.
Hafıza İpuçları
Bir şapkayı başınızın 'üzerine koyduğunuzu' veya bir sözleşmeyi kağıdın 'üzerine koyduğunuzu' (yazdığınızı) hayal edin.