Verb

aus|blenden

gizlemek, yavaş yavaş kısmak, görmezden gelmek, karartmak

Du kannst die Werbung ausblenden.

Reklamı gizleyebilirsin.

Der DJ wird die Musik langsam ausblenden.

DJ müziği yavaşça kısacak.

Er versucht, die schlechten Erinnerungen auszublenden.

Kötü anıları görmezden gelmeye çalışıyor.

((et4)) bir şeyi gizlemek/görmezden gelmek Lütfen tüm önemsiz detayları gizleyin.

Eşanlamlılar: verbergen (saklamak), ignorieren (yok saymak); Zıtanlamlılar: einblenden (belirtmek), anzeigen (göstermek)

'aus-' (dışarı) öneki + 'blenden' (kör etmek, göz kamaştırmak) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla bir şeyi görüş alanından 'dışarı çıkarmak'.

Bir ekranda bir şeye tıklayarak onu görüş alanından 'aus' (dışarı) çıkarmayı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.