Verb

ein|sehen

farkına varmak, anlamak, incelemek, gözden geçirmek

Er hat seinen Fehler eingesehen.

Hatasının farkına vardı.

Ich habe die Akten eingesehen.

Dosyaları inceledim.

((et4)) einsehen bir şeyi fark etmek/kabul etmek Hatasını kabul etmek zorunda kaldı.

((et4)) einsehen bir şeyi incelemek Avukat belgelere bakabilir.

Eş anlamlılar: farkına varmak, kavramak, incelemek; Zıt anlamlılar: görmezden gelmek, inkar etmek

'ein-' (içine) ve 'sehen' (görmek) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla bir şeyin 'içini görmek', bu da anlamak veya incelemek anlamına gelir.

Bir sorunun 'içini görmek' ('einsehen') onu anlamaktır. Belgelerin 'içini görmek' ise onları incelemektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.