entschieden
Çeviri
kararlı, kesin, azimli
Örnekler
Er hat eine entschiedene Meinung.
Onun kararlı bir görüşü var.
Sie trat dem Gerücht entschieden entgegen.
Söylentiye kararlılıkla karşı çıktı.
Das ist ein entschiedener Vorteil.
Bu kesin bir avantajdır.
Dilbilgisi Kalıpları
bir isimden önce sıfat olarak Planın kararlı bir karşıtıdır.
zarf olarak Teklifi kararlılıkla reddetti.
Benzer Kelimeler
bestimmt (belirli), entschlossen (azimli); Zıt anlamlılar: unentschlossen (kararsız)
Etimoloji
'entscheiden' (karar vermek) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır (Partizip II). Bir kararın verildiği durumu tanımlar, bu yüzden 'kararlı' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
İngilizce'deki 'decided' kelimesi gibi düşünün. 'Kararlaştırılmış' bir konu nettir. Almanca kelime de aynı anlamı taşır.