Adjektiv

erstaunt

şaşırmış, hayret etmiş

Ich war erstaunt über das Ergebnis.

Sonuca şaşırdım.

Sie sah ihn mit erstauntem Blick an.

Ona şaşkın bir bakışla baktı.

erstaunt sein ((über+4)) ...-e şaşırmak Onun başarısına şaşırdım.

erstaunt sein, dass ... ... olmasına şaşırmak Onun kazanmasına şaşırdım.

Eş anlamlılar: überrascht, verwundert, verblüfft; Zıt anlamlılar: unbeeindruckt, gelassen

'erstaunen' (şaşırtmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'staunen' (hayret etmek) kelimesi 'katı, uyuşmuş olmak' anlamına gelen bir kökten gelir.

'staun' kelimesi İngilizce 'stone' (taş) kelimesine benziyor. Şaşkınlıktan taş kesildiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.