fesseln
Çeviri
bağlamak, zincire vurmak, büyülemek, cezbetmek
Örnekler
Der Dieb wurde an einen Stuhl gefesselt.
Hırsız bir sandalyeye bağlandı.
Die Geschichte fesselte die Zuhörer.
Hikaye dinleyicileri büyüledi.
Dilbilgisi Kalıpları
((birini/bir şeyi)) bağlamak/büyülemek Heyecan verici gerilim filmi onu büyüledi.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: binden (bağlamak); faszinieren (büyülemek)
Etimoloji
'die Fessel' (pranga, bukağı) isminden türemiştir.
Hafıza İpuçları
Hem gerçek anlamı (birini bağlamak) hem de mecazi anlamı (büyülenmek) vardır, sanki dikkatiniz 'prangaya vurulmuş' gibi.