Verb

fixieren

sabitlemek, tespit etmek, dik dik bakmak, kararlaştırmak

Er fixiert das Regal an der Wand.

Rafı duvara sabitliyor.

Sie fixiert ihn mit ihrem Blick.

Bakışlarıyla onu sabitliyor.

Wir müssen einen Termin fixieren.

Bir tarih belirlemeliyiz.

((et4)) ((an+3)) bir şeyi bir yere sabitlemek Er fixiert das Regal an der Wand.

((j-n)) birine dik dik bakmak Sie fixiert ihn mit ihrem Blick.

((et4)) bir şeyi kararlaştırmak Wir müssen einen Termin fixieren.

befestigen (bağlamak), anstarren (dik dik bakmak), festlegen (belirlemek)

Latince 'fixus' (sabitlenmiş) kelimesinden. İngilizce 'fix' kelimesiyle ilgilidir.

Bir raf, gözleriniz veya takvimdeki bir tarih olsun, bir şeyi yerine 'sabitlemeyi' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.