fußen
Çeviri
dayanmak, esaslanmak
Örnekler
Seine Theorie fußt auf Fakten.
Onun teorisi gerçeklere dayanıyor.
Die Anklage fußt auf schwachen Beweisen.
Suçlama zayıf delillere dayanıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((auf+3)) bir şeye dayanmak Karar, kesin verilere dayanmaktadır. (Die Entscheidung fußt auf genauen Daten.)
Benzer Kelimeler
basieren (dayanmak), beruhen (esaslanmak), gründen (kurmak)
Etimoloji
'Fuß' (ayak) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'ayağını bir şeye basmak' demektir.
Hafıza İpuçları
Bir argümanın sağlam 'ayaklar' (Füße) üzerinde durduğunu ve ona sağlam bir temel verdiğini hayal edin.