Verb

packen

paketlemek, toplamak, yakalamak

Ich muss meinen Koffer packen.

Bavulumu hazırlamam gerekiyor.

Er packte mich am Arm.

Beni kolumdan yakaladı.

Die Geschichte hat mich wirklich gepackt.

Hikaye beni gerçekten sardı.

((et4)) packen (bir şeyi) paketlemek/toplamak Valizimi packen yapmalıyım.

((j-n)) packen (birini) yakalamak Hırsızı packen yaptılar.

((et4)) ((in+4)) packen (bir şeyi) (bir şeyin içine) koymak Kitapları kutuya packen.

Eş anlamlılar: einpacken, verstauen; greifen, fassen. Zıt anlamlısı: auspacken

İngilizce 'pack' kelimesiyle aynı kökten gelir. Her ikisi de ortak bir Cermen kökünden türemiştir.

İngilizce 'pack' kelimesine çok benziyor. Bir 'Paket' (paket) paketlediğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.