Verb

passionieren

heyecanlandırmak, tutkuyla bağlamak, büyülemek

Seine Rede passionierte die Zuhörer.

Konuşması dinleyicileri heyecanlandırdı.

Dieses Thema hat ihn schon immer passioniert.

Bu konu onu her zaman büyülemiştir.

((j-n)) ((für+4)) (birini) (bir şeye) tutkuyla bağlamak Bu konu onu siyasete tutkuyla bağladı.

begeistern (coşturmak), faszinieren (büyülemek), fesseln (etkilemek)

Fransızca 'passionner' (heyecanlandırmak) kelimesinden gelir ve Latince 'passio' (acı, tutku) kökenlidir.

İngilizce 'passion' kelimesiyle doğrudan ilişkilidir. Birini 'passionieren' etmek, ona bir şeye karşı tutku aşılamaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.