Adjektiv

substanziell

önemli, esaslı, hatırı sayılır, büyük

Es gab einen substanziellen Unterschied.

Önemli bir fark vardı.

Wir brauchen eine substanzielle Verbesserung.

Önemli bir iyileştirmeye ihtiyacımız var.

Das ist ein substanzieller Beitrag zum Projekt.

Bu, projeye önemli bir katkıdır.

((bir)) ~((+son ek)) ((isim)) önemli bir ~ Bu önemli bir ilerlemedir. (Das ist ein substanzieller Fortschritt.)

Eş anlamlılar: wesentlich, beträchtlich; Zıt anlamlılar: unwesentlich, geringfügig

Latince 'substantia' (töz, öz) kelimesinden gelir, 'sub-' (altında) + 'stare' (durmak). Bir şeyin 'altında duran', temelini oluşturan anlamındadır.

İngilizce 'substantial' kelimesini düşünün. Bir şeyin 'substance'ı (özü) varsa, o 'substanziell'dir (önemli, esaslı).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.