Adjektiv

turbulent

çalkantılı, türbülanslı, karışık

Es war ein turbulenter Flug.

Çalkantılı bir uçuştu.

Die politische Lage ist turbulent.

Siyasi durum çalkantılı.

Er hatte ein turbulentes Leben.

Çalkantılı bir hayatı vardı.

yüklem sıfatı olarak: yüklem sıfatı olarak kullanılır Die Lage ist turbulent.

niteleme sıfatı olarak: niteleme sıfatı olarak kullanılır Es war ein turbulenter Flug.

stürmisch (fırtınalı), unruhig (huzursuz); Zıt anlamlılar: ruhig (sakin), friedlich (huzurlu)

Latince 'turbulentus' (kargaşa dolu) kelimesinden, 'turba' (kargaşa, kalabalık) kelimesinden gelir. İngilizce 'turbulent' kelimesiyle kökteştir.

Bir uçağın 'türbülans' yaşamasını düşünün. Kelime İngilizce ile neredeyse aynıdır, bu da hatırlamayı kolaylaştırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.