Adjektiv

unbestreitbar

inkâr edilemez, tartışılmaz, şüphe götürmez

Sein Talent ist unbestreitbar.

Onun yeteneği inkâr edilemez.

Das ist unbestreitbar ein Meisterwerk.

Bu tartışmasız bir başyapıt.

prädikativ olmak + unbestreitbar yüklem olarak 'inkâr edilemez olmak' Die Fakten sind unbestreitbar.

adverbial unbestreitbar + sıfat/fiil zarf olarak 'tartışmasız bir şekilde' Er ist unbestreitbar der Beste.

attributiv ein unbestreitbarer + isim sıfat olarak 'inkâr edilemez bir...' Das ist ein unbestreitbarer Vorteil.

Eş anlamlılar: unzweifelhaft, unleugbar; Zıt anlamlılar: bestreitbar, fraglich

un- (olumsuzluk) ön eki + bestreitbar (tartışılabilir) kelimesinden gelir, bu da bestreiten (itiraz etmek) fiilinden türemiştir. Kelimenin tam anlamı 'tartışılamaz'dır.

Şöyle düşünün: 'tartışılamaz'. Eğer bir konu hakkında 'Streit' (tartışma) yapamıyorsanız, o konu 'unbestreitbar'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.