Verb

entgegen|wirken

karşı koymak, engellemek, karşı etki yapmak

Wir müssen dieser Entwicklung entgegenwirken.

Bu gelişmeye karşı koymalıyız.

Die Regierung will der Inflation entgegenwirken.

Hükümet enflasyona karşı koymak istiyor.

((et3)) bir şeye karşı koymak Yolsuzluğa karşı konulmalıdır.

Eş anlamlılar: bekämpfen, entgegentreten; Zıt anlamlılar: fördern, unterstützen

'entgegen' (karşı) + 'wirken' (etki etmek). Kelimenin tam anlamıyla 'karşı etki etmek'.

Birbirine 'karşı' ('entgegen') 'etki eden' ('wirken') iki kuvvet hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.