Verb

zersetzt

çürütür, ayrıştırır, çürümüş, bozar

Säure zersetzt das Metall.

Asit metali ayrıştırır.

Das organische Material wird zersetzt.

Organik madde ayrıştırılıyor.

Die Moral der Gruppe war zersetzt.

Grubun morali bozulmuştu.

((bir şeyi)) ayrıştırmak Asit metali ayrıştırır.

((ayrıştırılmak)) ayrıştırılmak Organik madde ayrıştırılıyor.

Eş anlamlılar: auflösen, verwesen, korrodieren; Zıt anlamlılar: zusammensetzen, aufbauen

zer- (ayırma) ön eki + setzen (koymak). Kelimenin tam anlamıyla 'ayrı koymak', bu da 'ayrıştırmak' veya 'çürütmek' anlamına gelir.

Bir şeyin bileşenlerine 'ayrı' (zer-) 'konulduğunu' (setzen) ve bu yüzden ayrıştığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.