zu|fügen
Çeviri
(zarar) vermek, neden olmak, eklemek
Örnekler
Er hat ihm eine schwere Verletzung zugefügt.
Ona ağır bir yara verdi.
Dem Teig wird Zucker zugefügt.
Hamura şeker eklenir.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-m)) ((et4)) zufügen ...-e ... vermek/etmek Rakibine bir yenilgi tattırdı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: verursachen (sebep olmak), antun (yapmak); hinzufügen (eklemek), ergänzen (tamamlamak)
Etimoloji
'zu' (doğru, -e) ve 'fügen' (birleştirmek, uydurmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla '-e eklemek'.
Hafıza İpuçları
Birinin acısına 'eklemek' (zufügen) veya bir karışıma bir şey 'eklemek' (zufügen) gibi düşünün.