Verb

zu|hören

dinlemek, kulak vermek

Es ist wichtig, gut zuzuhören.

İyi dinlemek önemlidir.

Kannst du mir bitte kurz zuzuhören?

Lütfen beni kısa bir süre dinleyebilir misin?

Er lernte, seinen Lehrern zuzuhören.

Öğretmenlerini dinlemeyi öğrendi.

((j-m)) (birini) dinlemek Lütfen beni dinle.

Benzer kelimeler: Eş anlamlılar: lauschen, hinhören; Zıt anlamlılar: wegsehen, ignorieren

Etimoloji: `zu-` (doğru) + `hören` (duymak). Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeye doğru duymak', odaklanarak dinlemeyi ima eder.

Dikkatle dinlemek için kulağınızı sese `zu` (doğru) çevirdiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.