an|sprechen
Çeviri
hitap etmek, bahsetmek, yaklaşmak, hoşuna gitmek
Örnekler
Es ist schwer, sie anzusprechen.
Ona yaklaşmak zor.
Das Thema ist wichtig anzusprechen.
Konudan bahsetmek önemli.
Die Werbung soll junge Leute ansprechen.
Reklam gençlere hitap etmeli.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n)) ((auf+4)) birine bir konudan bahsetmek Bana sorundan bahsetti.
((j-n)) birine yaklaşmak/hitap etmek Sokakta ona yaklaştı.
((et4)) bir konuya değinmek Toplantıda konuya değindi.
Benzer Kelimeler
başvurmak (sich wenden an); Zıt anlamlılar: görmezden gelmek (ignorieren), susmak (schweigen)
Etimoloji
'an-' (yönelme, -e doğru) öneki + 'sprechen' (konuşmak). Kelimenin tam anlamıyla 'birine doğru konuşmak'.
Hafıza İpuçları
Birinin dikkatini çekmek veya bir konuya değinmek için ona 'doğru konuştuğunuzu' (ansprechen) hayal edin.