aufgeklärt
Çeviri
aydın, bilgili, açık fikirli
Örnekler
Er ist ein sehr aufgeklärter Mensch.
O çok aydın bir insan.
Wir leben in einer aufgeklärten Gesellschaft.
Aydın bir toplumda yaşıyoruz.
Sie hat eine aufgeklärte Haltung.
Onun aydın bir tavrı var.
Dilbilgisi Kalıpları
((sıfat olarak)) aydın O, aydın bir insandır.
((yüklem olarak)) aydın olmak Aydın bir toplumda yaşıyoruz.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: bilgili, açık fikirli, liberal; Zıt anlamlılar: cahil, dar görüşlü
Etimoloji
'aufklären' (aydınlatmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'auf' (yukarı) + 'klar' (açık, net). Zihinsel olarak 'aydınlatılmış' bir durumu tanımlar.
Hafıza İpuçları
Bulutlu bir gökyüzünün 'açıldığını' (`aufgeklärt`) ve 'aydınlık' bir görüş sağladığını düşünün.