Adjektiv

aufgestellt

kurulmuş, dikilmiş, neşeli, keyfi yerinde

Das Zelt ist bereits aufgestellt.

Çadır zaten kurulmuş.

Sie ist heute eine sehr aufgestellte Person.

O bugün çok neşeli bir insan.

((bir şey)) kurulmuş bir şey kurulmuş Çadır kurulmuş.

((biri)) neşeli biri neşeli O neşeli biridir.

Eş anlamlılar: kurulmuş; neşeli, keyfi yerinde. Zıt anlamlılar: sökülmüş; depresif, üzgün.

'aufstellen' (kurmak, dikmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'auf-' (yukarı) + 'stellen' (koymak) kelimelerinden oluşur.

'Neşeli' anlamı için, dimdik ayakta duran (aufgestellt), pozitif enerji dolu birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.