Verb

auf|suchen

aranmış, ziyaret edilmiş, danışılmış

Ich habe den Arzt aufgesucht.

Doktora danıştım.

Er hat oft die Bibliothek aufgesucht.

Sık sık kütüphaneyi ziyaret etti.

Sie hat bei Freunden Zuflucht aufgesucht.

Arkadaşlarına sığındı.

((j-n/et4)) (birini/bir şeyi) aramak, ziyaret etmek, danışmak Doktora danıştım.

Eş anlamlılar: besuchen, konsultieren; Zıt anlamlılar: meiden (kaçınmak), vermeiden (önlemek)

'auf' (üstünde, yukarı) ve 'suchen' (aramak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'yukarı aramak', yani birini veya bir yeri bulmak için aramak, bu da ziyaret etmek veya danışmak anlamına gelir.

Birini bulmak için bir listede veya haritada 'yukarı doğru aradığınızı' (aufsuchen) ve sonra onu ziyaret ettiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.