Adjektiv

belastende

yorucu, stresli, ağır, suçlayıcı

Das ist eine sehr belastende Situation.

Bu çok stresli bir durum.

Sie fand belastende Beweise gegen ihn.

Ona karşı suçlayıcı kanıtlar buldu.

((belastend + isim)) yorucu/stresli .... İsmin cinsine, durumuna ve sayısına göre son ek değişir. Bu yorucu bir görev. (Das ist eine belastende Aufgabe.)

Eş anlamlılar: yorucu, stresli, ağır; Zıt anlamlılar: rahatlatıcı, dinlendirici, hoş

'belasten' (yüklemek, sıkıntı vermek) fiilinin sıfat-fiil hali. 'be-' öneki ve 'Last' (yük) isminden oluşur.

Ağır bir 'Last' (yük) taşıdığınızı hayal edin. Bu durum 'belastend' (yorucu) bir durumdur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.