Adjektiv

beleuchtet

aydınlatılmış, ışıklandırılmış, incelenmiş

Die Straße ist nachts gut beleuchtet.

Cadde geceleri iyi aydınlatılmıştır.

Das Thema wurde von allen Seiten beleuchtet.

Konu her yönden ele alındı.

((et4)) aydınlatılmıştır (bir şey) aydınlatılmıştır Sahne parlak bir şekilde aydınlatılmıştır.

Eş anlamlılar: erhellt, angestrahlt; Zıt anlamlılar: dunkel, unbeleuchtet

'beleuchten' (aydınlatmak) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. 'be-' (eylem bildiren önek) ve 'leuchten' (parlamak) kelimelerinden oluşur.

Bir şeyin üzerine ışık tutulduğunu ve onu 'beleuchtet' yaptığını hayal edin. Bu gerçek (bir cadde) veya mecazi (bir sorun) olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.