drücken
Çeviri
basmak, bastırmak, sarılmak
Örnekler
Er drückte den Knopf.
Düğmeye bastı.
Sie drückte ihn fest an sich.
Ona sıkıca sarıldı.
Der Schuh drückt mich am Zeh.
Ayakkabı parmağımı sıkıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) bir şeye basmak Lütfen bu düğmeye basın.
((j-n)) birine sarılmak Çocuğuna sıkıca sarıldı.
((j-n)) ((an+4)) birini bir şeye bastırmak Onu duvara bastırdı.
Benzer Kelimeler
pressen (preslemek), stoßen (itmek)
Etimoloji
'Druck' (basınç) ile ilgilidir, temel anlamı basınç uygulamaktır.
Hafıza İpuçları
Bir düğmeye 'drücken' (bastığınızda), yazıcı 'drucken' (basmaya) başlar. Bu, iki fiili ayırt etmeye yardımcı olur.