Nomen

das Beispiel

bir örnek, bir misal

Kannst du mir ein Beispiel geben?

Bana bir örnek verebilir misin?

Das ist ein Beispiel für moderne Kunst.

Bu, modern sanat için bir örnektir.

Nehmen wir zum Beispiel diesen Fall.

Örneğin bu vakayı ele alalım.

bir örnek ((için)) ... için bir örnek Bu, onun yaratıcılığına bir örnektir.

birine bir örnek vermek ((için)) birine ... için bir örnek vermek Bana bu kural için bir örnek verebilir misin?

Exempel (örnek), Muster (model), Fall (vaka)

'bei-' (yanında) + 'Spiel' (oyun). Başlangıçta, ana konunun 'yanında' anlatılan bir mesel veya açıklayıcı bir hikayeyi ifade ediyordu.

Bunu bir 'yan oyun' (bei-Spiel) olarak düşünün: bir konuyu açıklamak için yanda oynadığınız küçük bir sahne. Bu sizin 'örneğinizdir'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.