Verb

ein|fließen

içine akmak, dahil olmak, etkilemek

Der Regen fließt in den Gulli ein.

Yağmur mazgala akıyor.

Ihre Ideen fließen in das Projekt ein.

Onun fikirleri projeye dahil ediliyor.

Lassen Sie Ihre Erfahrungen einfließen.

Deneyimlerinizi dahil edin.

((in+4)) (...-e) akmak Der Bach fließt in den See ein.

((et4)) ((in et4)) lassen (...-i ...-e) dahil etmek Er lässt seine Kenntnisse in die Arbeit einfließen.

Eş anlamlılar: entegre etmek, etkilemek

'ein-' (içine) öneki ve 'fließen' (akmak) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'içine akmak'tır.

Bir nehrin denize 'akması' gibi, fikirlerin bir projeye 'aktığını' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.