Adjektiv

eingeschränkt

sınırlı, kısıtlı, dar

Der Zugang ist eingeschränkt.

Erişim kısıtlıdır.

Wir haben nur eingeschränkte Möglichkeiten.

Sadece sınırlı imkanlarımız var.

[yüklem olarak] sınırlı olmak Erişim kısıtlıdır.

[sıfat olarak] sınırlı sınırlı bir bakış açısı

Eş anlamlılar: begrenzt, limitiert, beschränkt; Zıt anlamlılar: unbegrenzt, uneingeschränkt

'ein-' (içine) ve 'schränken' (sınırlamak, 'Schrank' (dolap) kelimesinden) kelimelerinden türemiştir. Kelimenin tam anlamı 'bir engelin içine konulmuş'.

Bir dolabın ('Schrank') 'içine' ('ein-') konulduğunuzu ve hareketlerinizin 'sınırlı' olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.