Verb

aus|üben

icra etmek, yapmak, uygulamak

Er übt einen großen Einfluss aus.

Büyük bir etki uyguluyor.

Sie übt den Beruf einer Ärztin aus.

Doktorluk mesleğini icra ediyor.

Man muss Druck auf die Regierung ausüben.

Hükümete baskı uygulamak gerekir.

((bir şeyi)) ausüben bir şeyi (meslek, görev) icra etmek Doktorluk mesleğini icra ediyor.

((bir şeyi)) ((birine/bir şeye)) ausüben birine/bir şeye bir şey (etki, baskı) uygulamak Arkadaşları üzerinde büyük bir etki uyguluyor.

praktizieren (pratik yapmak), betreiben (işletmek), anwenden (uygulamak)

`aus-` (dışarı) ve `üben` (pratik yapmak, uygulamak) kelimelerinden oluşur. 'Dışarıya doğru uygulamak' anlamına gelir.

Bir mesleği veya gücü 'dışarıya' (`aus`) doğru 'uyguladığınızı' (`üben`) düşünün. Dışa dönük bir eylem.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.