Verb

erfinden

icat etmek, uydurmak

Wer hat das Telefon erfunden?

Telefonu kim icat etti?

Er erfindet immer gute Ausreden.

O her zaman iyi bahaneler uydurur.

((et4)) icat etmek Edison hat die Glühbirne erfunden.

((et4)) uydurmak Sie hat die ganze Geschichte nur erfunden.

Eş anlamlılar: ausdenken (düşünüp bulmak), entwickeln (geliştirmek); Zıt anlamlılar: nachahmen (taklit etmek)

'er-' (genellikle yaratma bildiren bir ön ek) + 'finden' (bulmak). Yani, var olmayan bir şeyi 'bulmak'.

Yeni bir fikir 'bulursunuz' (finden) ve 'er-' ön eki bunu yaratıcı bir icat eylemine dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.