Verb

erreichen

ulaşmak, başarmak, elde etmek, irtibat kurmak

Wir haben das Ziel erreicht.

Hedefe ulaştık.

Er erreichte den Gipfel des Berges.

Dağın zirvesine ulaştı.

Man kann ihn telefonisch erreichen.

Ona telefonla ulaşılabilir.

((bir şeyi)) ulaşmak, başarmak Hedefe ulaştık.

Eş anlamlılar: erzielen, gelangen zu; Zıt anlamlılar: verfehlen (kaçırmak), scheitern (başarısız olmak)

'er-' ön eki (tamamlama veya başarı belirtir) ve 'reichen' (ulaşmak, yetmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'başarıyla ulaşmak'.

İngilizce 'reach' kelimesini düşünün. Almanca 'er-' ön eki genellikle bir şeyi başarmayı ifade eder, bu nedenle 'er-reichen' bir şeye başarılı bir şekilde ulaşmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.